Üyelik Girişi
Site Menüsü
Site Haritası
Takvim
google

Sivas Kangalı

sivas kangalı dövüşü, sivas kangalı dövüşleri, has sivas kangalı, sivas kangalı kavgası, sivas kangalı resimleri, sivas kangalı videoları, sivas kangalı kavgaları, türk sivas kangalı, sivas kangalı vikipedi, sivas kangalı aslan, sivas kangalı satılık, sivas kangalı izle, sivas kangalı fiyatı, sivas kangalı video, bedava sivas kangalı, sivas kangalı vs kurt, sivas kangalı çiftleşmesi, sivas kangalı çiftlikleri, sivas kangalı yavruları, sivas kangalı fotoğrafları, sivas kangalı eğitimi, sahibinden sivas kangalı, kars kangalı vs sivas kangalı, sivas kangalı videosu, sivas kangalı yavrusu fiyatları, sivas kangalı oyunları, sivas kangalı youtube, dev sivas kangalı, sahibinden satılık sivas kangalı, sivas kangalı isimleri, sivas kangalı kaç para, sivas kangalı yavruları fiyatları, sivas kangalı satış, sivas kangalı köpek resimleri, sivas kangali fiyatlari, sivas kangali resmi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam17
Toplam Ziyaret123485
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar2.09032.0940
Euro2.81602.8211
Hava Durumu
Anlık
Yarın
18° 33° 16°
Saat
Aşısı Bulunmayan Köpek Hastalıkları

Aşısı Bulunmayan Köpek Hastalıkları

Herpesvirus : Bu viral enfeksiyon özellikle yavru köpekler için ölümcül bir hastalıktır. Süt emme dönemindeki yavru köpeklerde hafif dereceli solunum yolu enfeksiyonuna neden olur. Kalıcı enfeksiyonlar olgun dişilerde meydana gelir.

Brucellosis : Bu bakteriyel hastalığın ne aşısı nede tedavisi vardır. Hasta köpekler devamlı taşıyıcı durumundadır. Spontan yavru atmalar brucellozisin ilk gösterge- sidir. Bulaşma oral ve mukoz membranlar yoluyla olmaktadır. Erkek köpekler enfeksiyonu çiftleşme yoluyla enfekte dişi köpeklerden alırlar. Bu nedenle dişi köpekler üreme öncesinde brucellozis yönünden kontrol edilmelidir.

AŞILAMADA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Aşılanacak hayvan en az 7 haftalık olmalıdır. 7 Haftadan önce yapılan aşılar bağışıklık sistemini baskı altına alacağından ciddi yan etkiler ortaya çıkarabilir. Aşılama öncesinde yavrularda paraziter mücadele mutlaka yapılmış olmalıdır. İleri gebe hayvanlarda aşılamadan kaçınılmalıdır. İki aşı arsındaki süre en az 21 gün olmalıdır. Aşısı yapılacak köpeklerin ateşi, nabız ve solunum sayıları normal değerler arasında olmalıdır. Aşılama öncesinde ve aşılama esnasında köpekte strese sebep olacak faktörler ortadan kaldırılmalıdır. Aşıyla beraber kesinlikle ilaç kullanılmamalıdır. Yani yeni hastalık atlatmış, iyileşme aşamasındaki köpeklerde aşılama yapılmamalıdır. Kullanılacak aşıların saklama şartlarına (+2-+8’C) uyulmalı, son kullanma tarihi geçmiş aşılar kullanılma- malıdır. Her köpek için ayrı, steril bir enjektör kullanılmalı, işi biten enjektör yakılarak imha edilmelidir. Aşılanacak köpeklerin beslenme durumlarının iyi olması gerekir. Yetersiz bir diyetin aşı yetmezliğinde büyük etkisi vardır.

Köpeklerin aşılama programları

 
Aşıİlk Aşılama ZamanıTekrarıUygulama Yolu
Parvovirus7 Haftalık21 gün sonraDeri altı veya kas içi
Distemper7 Haftalık21 gün sonraDeri altı veya kas içi
Hepatitis7 Haftalık21 gün sonraDeri altı veya kas içi
Parainfluenza7 Haftalık21 gün sonraDeri altı veya kas içi
Leptospirosis7 Haftalık21 gün sonraDeri altı veya kas içi
Bordeellosis7 Haftalık21 gün sonraDeri altı veya kas içi
Kuduz12-16 HaftalıkYılda bir kezDeri altı veya kas içi
Corana virus7 Haftalık21 gün sonra 6 ayda birDeri altı veya kas iç
Gebe ve Laktasyondaki Köpeklerin Beslenmesi

Gebe ve Laktasyondaki Köpeklerin Beslenmesi

Gebe ve Laktasyondaki Köpeklerin Beslenmesi : Köpeklerde fötüs, uterus, plesanta ve memelerdeki en büyük gelişme toplam 9 hafta süren gebeliğin son üç haftasında meydana gelir. Gebeliğin ilk dört haftasında normal beslenmeye devam edilmeli, 5. Ve 60. Haftadan itibaren yiyecek yiyecek miktarı her hafta % 10 düzeyinde arttırılarak doğum esnasında % 50’ye kadar arttırılmalıdır. Fazla sayıda yavru taşıyan gebe Kangal köpeklerinde gebeliğin son 7-10 gününde iştahsızlık görülebilir. Bu durumda azar azar ve lezzetli yiyecekler vermek faydalı olabilir.Gebeliğin son üç haftalık döneminde uterusun büyümesiyle karın hacmi daraldığı için gebe köpekler günde üç kere beslenmelidir. Gebelik süresince enerji gereksinimi ortalama % 20 artar. Gebelik ve doğum sırasında taze karaciğer, haftada iki-üç defa 15-30 g miktarında verilerek;oldukça etkili bir takviye yapılabilir. Keza protein düzeyinin %2-4 oranında arttırılması yavrularında daha güçlü olmalarını sağlar. Anne köpek, doğumu izleyen birkaç gün yemek defekasyon ve işeme gereksinimleri dışında yavruların yanında olmayı ister. Laktasyon dönemi ortalama 6 haftadır. Kolostrum ( ağız sütü ) bir-üç gün salgılanır ve bunu giderek çoğalan normal süt izler. Süt salgısı 5.-6. Haftaya kadara artar, sonra azalır. Laktasyon döneminde normal bir süt verimi için ana optimum düzeyde beslenmelidir. Gıda alımı doğumdan sonra artarak, doğumdan 3-4 hafta sonra maksimuma ulaşır.

Ergin Köpeklerin Beslenmesi : Ergin Kangal köpekleri günde bir defa hep aynı saatlerde beslenmelidir. Orta boy bir köpek için yaklaşık 2 kg’lık bir diyet düzenlenir. Böyle bir diyetin yaklaşık 1/3 ‘ü et, 1/3 ü tahıl ve sebze karışımı 1/3’ü de su şeklindedir. Diyetin miktarı hayvanın canlı ağırlığına, kondisyonuna ve yaptığı işe göre ayarlanmalıdır. Örneğin köpek zayıf ise yada fazla çalışıyorsa ilave olarak bir miktar süt, 1 yumurta, bir miktar sebze veya tahıl verilmelidir. Ergin köpeklerde halk arasında yal denilen arpa ununun sıcak su ile hamur haline getirilmesiyle elde edilen mamülden günde 2 kg kadar verilir. Buna ilaveten günde 25 gr. Et, haftada 3 kere haşlanmış ve fazla sert olmayan kemik verilir.

Köpekler için karma örnekleri

Malzeme Cinsi1. Karma2.Karma
Mısır Unu3535
Buğday Kepeği1217
Et-Kemik Unu1510
Balık Unu1222
Süt Tozu1014
Kemik Unu14-
Tuz11

 

 

Bu karmalar özellikle toplu köpek yetiştirilen işletmeler için uygun, ucuz karmalardır. Bunlardan günde bir öğünde

Köpek AğırlığıBir Öğünde verilecek Miktar
10 Kg ağırlıkta bir köpek için750 gr
15 Kg ağırlıkta bir köpek için1000 gr
20 Kg ağırlıkta bir köpek için1200 gr
30 Kg ağırlıkta bir köpek için2000 gr
40 Kg ağırlıkta bir köpek için2500 gr

 

miktarlarında et suyu, sebze suyu veya süt gibi sıvılarla ıslatılarak verilir. Buna ilaveten hayvanların önüne haşlanmış sebzeler konur. 1. Karmanın gebe ve laktasyondaki dişilere ve sütten yeni kesilen yavrulara verilmesi tavsiye edilmektedir.

Rasyon hazırlanırken dikkat edilecek en önemli nokta, unu ince un halinde öğütülmesidir. Çünkü iri taneli unlar köpekler tarafından öğütülememektedir.

DERİ HASTALIKLARI

Deri Hastalıklari

Evcil hayvanlarda görülen deri hastalıkları, genelde hayvan yıkama merakından kaynaklanabilir.  Örneğin kediler kendilerini temizleyebilirler, ancak buna rağmen yıkanacak olursa,  özel bir koruyucu tabakayla kaplı olan deri. yanlış kullanılan detarjen, sabun ya da şampuan nedeniyle bu özelliğini kaybeder, kendine has direnci kaybolur ya da tahriş olur. Dolayısıyla mantar hastakıkları, egzama, deri iltihaplanması ve tüy dökülmesine yol açar.  Sokağa çıkan hayvanlardaysa, ayak derilerinde görülen benzin, mazot, boya gibiçeşitli kimyasal maddeler ya da yanmayla tahriş olan dokularda deformasyon ve iltihabik yaralara sıkça rastlanır.  Köpekler bu konuda kedilere göre daha şanssızdır. Deri hastalıklarında daha çok ısırma ve tırmık nedeniyle ortaya çıkan yaralanmalar ve baş. çene, çene altı bölgelerinde, ayaklarda ısırmaya bağlı apselerin oluşması, doğaldır. Belirtileri giderek büyüyen şişlik, iştahsızlık ve halsizliktirBu gibi durumlarda ne tür bir tedavi gerekmektedir. Apse kendiliğinden patlar ya da hekim tarafından açılarak temizlenir, ancak her iki durumda da antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Sokaklarda bazen hayvanları daha çok arka ayaklarıyla kulak çevrelerini kaşırken görürüz. Doğal olarak yapılan kaşınmalar eşbette belli başlı nedenlerden de olabilir. Sokak hayvanlarında sık görüle deri hastalıklarından biri de, kulak uyuzudur. Hayvan sürekli kaşındığı için kulak çevresinde yaralar oluşur. Öncelikleuyuz tedavi edildikten sonra kulak ve çevresindeki yaralar iyileştirilmelidir. Aksi takdirde tadavi amacına ulaşamaz. Biraz da toprakta bulunan pire, kene ve uyuz etkenlerinin yol açtığı deri hastalıklarından söz edelim. Toprakta bulunan pire, kene ve uyuz etkenleri gibi canlılar, kışın genelde kış uykusuna yatarlar. Havaların ısınmasıyla da konakçı olarak yaşayabilecekleri ortamlar arayıp, doğada yaşayan hayvanları bulurlar. Kene kancalarıyla, pire delici organıyla kan almaya çalışırlar. Uyuz etkenleri ise deri ve deri katmanlarında yerleşerek kan emmeye devam eder. Pire ve keneyi teşhis etmek kolaydır. Uyuz etkenini saptamak, mikroskobik canlılar olması nedeniyle o kadar kolay değildir. Şüphe edilen bölgeden alınan kazıntının mikroskop altında incelenmesiyle türü saptanır. Sarkoptes, Demodeks uyuzları sıklıkla görülen uyuz etkenleridir. İnsanlara bulaşma olanığı oldukça yüksektir. En belirgin özelliği kaşıntı, deride kalınlaşma ve sedef förüntüsüdür. Ayağıyla topraktan aldığı mantar ve bakteri etkenlerini uyuzla deriye bulaştırdıklarında karmaşık bir hastalık ortaya çıkar. Tedavi süresince öncelikle hayvanın vücudunu kaşıması engellenir. Lokal ve genel ilaç uygulamalarıyla uyuzun tedavisi eskiye göre daha kolaydır. Bu tedavi sonunda vücutta bir tek uyuz etkeni bile kalmamalıdır. Tedavi sırasında sürekli olarak, vücuttan alınan deri kazıntılarının mikroskobik incelemesi yapılmalıdır. Uyuz tedavisi mümkün olmayan bir hastalık kesinlikle değildir. Uyuz hastalığının hiçbir aşamasında tedavisimümkün değil diyerek hayvanı uyutma yöntemine başvurulmaz. Uyuz etkeni tesbit edilir, teşhis konursa tedavisi kolaydır. Tedavisinin mümkün olmadığı ileri sürülüp hayvanı uyutma yöntemine gitmek kolaycılıktır. İnsanlarda olduğu kadar hayvanlarda da rastlanan önemli bir diğer deri hastalığı da Egzama dır.  Egzama hastalığının üç türü vardır. aşırı proteinle beslenme(proteinemi)nedeniyle ortaya çıkan egzama, vitamin yetmezliğinden kaynaklanan egzama ya da alejik egzama. Proteinemi ve alrjik türdeki egzamalar birbirine bağlı olarak görülebilir. Yani aşaırı protein alımı nedeniyle karaciğer hassaslaşır ve alejik bir durum oluşur. Tek yönlü beslenme nasıl insanlar için zararlıysaihayvanlar içinde zararlıdır. Karaciğerde depolanan aşırı miktardaki protein deride lökalize olamsından ötürü,  hayvanda ergenlik sivilcelerine benzer küçük noktacıklar oluşur. Hayvanın kaşınması sonucu patlayan bu noktacıklar tüylere yapışır. kokulu ve aşırıkaşıntı veren bir hal olur. Tedavi için o bölgenin tüyleri iyice traş edilip temizlendikten sonra lokal ilaç uygulanır. ancak veretiner hekime danışmadan ilaç kullanılması sakıncalıdır. Çünkü kaşıntı nedeninin saptanması ve ona göre bir tedavinin uygulanması gerekmektedir. Eğer neden egzama ise kortizon tedavisi uygulanır. Uyuzdaysa kortizon kullanılmaz, kullanıldığı takdirde uyuz etkenini besleyici bir özelliğe sahip olduğundan hastalık tehlikeli boyutlarda ilerleyebilir.  Kimyasal maddeler,  boya, tiner, kostik maddelerden tutun da ciklete (yapıştığı yere hava aldırmaz) sentetik halılar, yanlış kullanılan kozmetik ürünlere kadar her şey egzamaya neden olabilir. Sokakta yaşayan ya da sokağa çıkan en hayvanlarında görülen alrji nedenleri araştırılırken doğada bulunan bitki örtüsü de göz önünde bulundurulmalı. Örneğin kiraz ve erik ağaçlarının salgıladığı balzam ve çam ağıcının reçinesi hayvanlarda alerjiye neden olabilir. Vitamin eksikliğinden kaynaklanan deri hastalıkları da vardır. A, D ve H vitaminlerinin eksikliğinden kaynaklanan tüy dökülmelerinde kaşıntıya rastlanmaz. Derinin tüy tutma özelliği kaybolur, ve normalden fazla seyrekleşme olur. Bu gibi durumlar hastalık belirtisidir. ancak tüy dökmesinin başka nedenleri de olabilir. Kısırlaştırılmış hayvanlarda hormon yetersizliğine bağlı tüy dökülmeleri görülür. Dişide östrojen, erkekte testeron hormonunun azlığı tüy dökülmesine sebep olur. Dişilerde tüm vücutta tüy seyrekleşmesine rastlanırken, erkekler çırılçıplak kalbilirler. Tedavisinde , eksik olan hormonun çok düşük dozlarda verilmesi gerekir. Ayrıca Stafilokokus Epidermitis denilen bakteriler, deri iltihaplanmalarına neden olur. Egzamayla birlikte mikrobik deri hastalıkları görülür. Halk arasında köpek tüylerinin kiste neden olduğu kanısı yaygındır. aslında tüyün kemdisi kist yapmaz. Tüylerin üzerindeki parazit, yumurta ve proteinleri alrji yapar. Bundan dolayıdır ki,  kist aşısı olmuş köpeklerden çekinmek yersizdir. Uzun tüylü köpekler tüm sene boyunca tüy dökerler. bir hayvan sahibinin hayvanını taraması, fırçalaması onu beslemekten daha önemli bir görevidir. Kısa tüylü hayvanlar belli mevsimlerde tüy dökerler ve daha çok yattıkalrı yerlere tüylerini bırakırlar. Kısa tüylü hayvanları ince dişli bir fırçayla taramak ve pamuklu olmayan hafif nemli bir bezle tımar yapmak gerekir.  Taramanın hayvan vücuduna 3 yararı vardır. Öncelikle hayvanın vücudunda var olan pire ve kenelerin tarağa takılması ile bunların varlığı saptanır. Ayrıca vücuttan atılacak tüylerin tarak ve fırça yardımıyla toplanmasına yardımcı olur. Tüy dipleri ve deriye dolaylı olarak yapılan masajla sinirlerin uyarılması ve daha sağlıklı tüylerin çıkmasına neden olur.  İlkbaharın bittiği yazın başladığı anlarda palto değişikliği kaçınılmazdır. Özellikle bu aylarda daha sık ve düzenli taramalar, tüylerin etrafa yayılmasını ,  alerji ve parazitlerin bulaşmasını engeller.

KANGAL IN MORFOLOJİK IRK ÖZELLİKLERİ
Kangal köpeğinin       vücut yapısı aslanı andırır.Kuyruğu kıvrımlı, yukarı doğru       kalkık ve halka biçimindedir. Kök kısmı       kalın, uç kısmı  çok ince olmayan bu kuyruk gövde       renginden biraz daha koyudur. Kuyruğun       halka şeklinde  ve , kök ve üst kısmının       siyah kırçıllı, en uç kısmının       ise beyaz ya da siyah olması       iyi özellik sayılır. Yüzün burun kısmından       alına doğru az veya çok karalığı, Karabaş ırkının belirleyici özelliğidir.       Kangallarda kafa iri, alın kısmı geniş ve yüksek, çene kalın ve güçlü,       dişler çok iridir. Çene ve burun orta uzunlukta,       burun küt, kulaklar üçgen        şeklinde, büyükçe, kafaya yapışacak şekilde aşağı sarkık ve       siyah dalgalı görünümdedir. Gözler oval, genelde siyah ve kahve rengi       olup etrafı siyahtır. Boyun hafifçe eğik,       adaleli, kısa ve başa yakın genişliktedir. Gövde kirli beyaz , bazen       gri bazen de açık kahverengi kırçıllıdır. Göğüs oldukça geniş       ve adaleli olup       rakibine ilk saldırıda       kullandığı silahıdır. Kalça oldukça küçük olup, boyun yüksekliğindedir.       Bel ince, karın       içeri çekiktir. Ön bacaklar oldukça kalın       ve adaleli olup       kavgada kullandığı önemli       silahlardan biridir.  Arka bacaklar, ön bacaklar       kadar kalın olmamakla       birlikte, daha uzun olup, düşmanını biran önce yakalamada büyük       avantaj sağlar. Ayaklar iri,       yere basan kısmı uzunca, parmaklar bombeli ve siyahtır.       Ayakların tümü veya dizden yukarısı gövdesinin rengindedir. Ön ayak       parmakları dört adet olup kalın       ve küt tırnaklıdır. Tabandaki tırnaksız       olan beşinci yassı parmak topuk görevi yapar. Bazılarında,       ayak pençesinin üzerinde de bir tırnak       bulunabilir. Bu tırnak       arka ayaklarda çift olabilmektedir. Bedeni kısa ve sık tüylerle kaplı       olup bozdan çelik rengine kadar farklılık gösterir. Göğüste beyaz       bir madalyon bulunabilir. Yüzündeki Kangal beni ya       da benleri ile üst damağındaki       siyah leke Kangalın soy saflığının garantisidir. Beden ölçüleri şu şekildedir:
                  Ağırlık                      Kalça Yüksekliği
Erkek    45 - 70Kg                  70 - 85cm
Dişi          40 - 60Kg                         60 - 75cm
KANGALIN FİZYOLOJİK ÖZELLİKLERİ
KANGALIN FİZYOLOJİK ÖZELLİKLERİ
  • Vücut ısısı                     :  38-39  C
  • Kızgınlık :  Senede iki defa ortalama 21 gün.
  • Solunum sayısı             : 10-40/dk
  • Çiftleşme zamanı          :  Kızgınlığın 9-13 üncü günü.
  • Nabız                            :  70-130/dk (yavrularda 200 e kadar çıkabilir
  • Gebelik süresi              :  58-63 gün.
  • Vücut gelişiminin tamamlanması  :  15 ay.
YAVRULARDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
VERİLMEYECEK GIDALAR:

       Çok yağlı yiyecekler : Yağlı et ve et suları , tavuk derisi, yağlı salça v.b..
       Sert ve kılçıklı yiyecekler : Tavuk kemiği, pirzola kemiği, kılçıklı balık, sucuk parçaları, sert ekmek kabukları v.b..
       Tatlı yiyecekler : Çukulata, pasta, baklava ve diğer tatlılar.
       Baklagiller    : Kuru fasulye, nohut v.b.
Diğer : Patates, ıspanak, patlıcan, domates, çilek, bulgur pilavı, sulandırılmamış süt ve sıcak, soğuk, salçalı ve baharatlı yiyecekler.

VERİLEBİLİR GIDALAR :

Hazır yavru köpek mama ve konserveleri, pirinç ile pişirilmiş ince kıyılmış sebze ve yağsız kıyma, pirinç pilavı, peynirli yada kıymalı makarna, pirinç çorbası, sebze çorbaları, tavuk eti, yağsız kıyma, suda pişmiş kılçıksız balık, yoğurt, peynir, ayda bir güzel pişirilmiş karaciğer, haftada iki kez yumurta sarısı ve bal.

DİĞER HUSUSLAR:

Tüm aşıları tamamlanana kadar dış ortamla ve başka evcil hayvanlarla temas ettirilmemeli, yıkanmamalıdır. Üç aylıktan önce eğitime başlanmamalıdır.Eğitim sırasında kesinlikle sert davranılmamalıdır.
Barınak

Köpeğinizin yetiştirilme amacına göre barınağın yapısı farklılık gösterir. Yapacağınız barınaklar mutlaka sağlam bir malzemeden (örneğin ahşap veya betonarme) olmalıdır. Ağaçtan yapılan kulübelerde tahtalar arasında boşluk kalmamalıdır. Çünkü bu boşluklar parazitler için ideal birer yuvadır. Çatı kısmı saç, ondülin veya atermit ile kapatılmalıdır.Suyun birikmemesi için çatı kısmı eğimli olmalı ve gölge yapacak biçimde öne doğru uzantısı bulunmalıdır. Kulübenin önünde köpeğin rahatça dolaşabileceği alan olmalıdır. Açık alanın çevresi en az 2 metre yüksekliğinde kafes teliyle çevrilmeli ve köpeğinizin sizin inisiyatifiniz dışında çıkıp gerek kendine, gerekse çevredeki diğer canlılara zarar vermesi engellenmelidir.

Toplu olarak köpek beslenmesi halinde ise; kulübeler tek bir çatı altında, birbirine bitişik olarak inşa edilebilir. Kulübeler aydınlık olmalı ve her birinin önünde köpeğin rahatça dolaşabileceği, telle çevrili alan bulunmalıdır. Bunlara ek olarak toplu köpek besleyen yerlerde doğum ve çiftleşme bölümleri bulunmalı, ayrıca hasta olan köpeklerin alınabilmesi için diğer kulübelerle hiçbir şekilde bağlantısı olmayan kapalı bölmeler yapılmadır.

Barınaklar köpeğinizin sağlığı açısından olabildiğince sık yıkanmalıdır. Kulübe içindeki akıntılar, ahşap kulübelerde tahtalardaki çatlaklar, aşınmalar engellenmelidir.

Gerekli Olabilecek Malzeme/Materyaller

Kendi gündelik yaşamınızda nasıl ki bazı malzemeler kullanmanız gerekiyorsa, artık ailenizin yeni bir bireyi olan köpeğinizin de mutlu, sağlıklı ve rahat bir yaşam sürebilmesi için birtakım malzemelere ihtiyacınız olacaktır. Bunların en temel olanları aşağıda sıralanmaktadır:

Yemek kabı: Paslanmaz, sağlam ve kolay temizlenebilir nitelikte bir malzemeden (çelik kaplar en ideal seçenektir) yapılmış olmalıdır. Köpeğin yemeğini etrafa dökmeden ve kabı devirmeden yiyebileceği hacim (3-4 litre kapasiteli) ve biçimde kaplar tercih edilmelidir. Kullanılan kabın temizliğine özen gösterilmeli; her yemekten sonra iyice yıkanmalıdır.

Su kabı: Paslanmaz, sağlam, devrilmeyecek nitelikte, 10-15 litre su alabilecek hacimde ve köpeğin başının rahatlıkla sığabileceği genişlikte bir kap kullanılmalıdır. Kap sürekli temiz tutulmalı ve su her gün mutlaka değiştirilmelidir. Köpeğin önünde her an su bulunmalıdır. Kış aylarında ılık su verilmelidir.

Tasma: Sağlam, 2-3 cm eninde, 70-80 cm uzunlukta, ayarlanabilir olmalıdır. Tasma köpeğinin boynunu sıkmayacak biçimde 2 parmak kadar boşluk bırakarak takılmalıdır. Bu şekilde köpeğin tasmayı boynundan çıkartması da engellenmiş olacaktır. Kangal çoban köpekleri özgürlüklerine çok düşkün olduklarından tasmaya küçük yaşlardan itibaren alıştırmak gerekmektedir.

Bağlama zinciri: Köpeğin her hangi bir yere bağlanması amacıyla kullanılır. Köpeğinizin ve çevredeki diğer canlıların sağlığı açısından (unutmayın bu bir kangal!!!!) çok sağlam olmalı ve mutlaka tasmaya bağlanmalıdır. Rahatça hareket edebileceği uzunlukta (en az 2 metre)  olmalıdır. Bir ucu tasmaya takılabilecek biçimde olmalı,diğer ucunda ise yerine sağlam bir biçimde bağlanabilmesi için halka bulunmalıdır. Köpeğin hareketleri sonucunda zincirin karışmasını engellemek amacıyla fırdöndülü zincir kullanılmalıdır.

Sevk kayışı: Köpeğinizi bir yere götürürken veya dolaşmaya çıkarttığınızda kullanılan kayıştır. Elbette ki diğerleri gibi, bu da çok sağlam olmalıdır. Bir ucu tasmaya takılacak biçimde olmalı diğer ucunda ise bileğe geçirilecek bir halka bulunmalıdır.

Oyuncak: Bundan önceki maddelerde yazdıklarımız hem köpeğinizin, hem de sizlerin sağlığı açısından gerekli olan malzemeler. Ancak bizler gibi köpeklerimizin de eğlenecekleri ve oyalanabilecekleri bir şeylere ihtiyacı vardır. Dolayısıyla bizce köpeğinizin oyuncakları olması da en az diğerleri kadar önemlidir (en azından ayakkabılarınızın sağlığı açısından). Bu oyuncaklar köpeğin yiyemeyeceği, yutamayacağı, boğazına kaçmayacak nitelikte olmalıdır. Elbette kendisine zarar verebileceği kırılabilir veya kesici maddeler de kullanılmamalıdır. Mesela bizim yavru köpeklerimiz tenis toplarına bayılıyor...
SATLIK KANGAL