Üyelik Girişi
Site Menüsü
Site Haritası

domuz yıkan kangallar

Dişi Köpeklerde Kısırlaştırma
Dişi köpeklerde
kısırlaştırmayla (Ovariektomi) ilgili merak ettiğiniz bir çok sorunun cevabını
burada bulabilirsiniz.


Kısırlaştırma ne zaman
yapılabilir?

Kısırlaştırma operasyonunu ergenliğe ulaştıktan sonraki her
hangi bir dönemde yaptırabilirsiniz. İlk kızgınlıktan önceki kısırlaştırmalar
meme tümörleri riskini azaltma açısından faydalıdır. Ayrıca bu dönemde
operasyonlar daha kolaydır ve komplikasyon riski
düşüktür.

Kısırlaştırma yaptırmadan kızgınlığı
önleyebilirmiyim?

Evet hormon kullanarak kızgınlığı önleyebilirsiniz.
Ancak bununda yan etkilerini ve geçici bir çözüm olduğunu göz ardı etmeyiniz.
Hormon uygulamalarına 2 veya 3 oestrus dönemi yapıldıktan sonra mutlaka ara
verilmelidir.

Kızgınlık döneminde kısırlaştırma
yaptırabilirmiyim?

çok zorunlu olmadığı sürece kızgınlık döneminde
operasyondan kaçınılmalıdır. çünkü bu dönemde operasyon sırasında kanama riski
daha fazladır. Ayrıca bu dönemdeki hormonal düzeni bozmak da fazla mantıklı
değildir. Bu nedenle oestrus döneminin bitmesini beklemek daha
yararlıdır.

Kısırlaştırmanın faydası varmıdır? Varsa
nelerdir?

Dişi köpekleri kısırlaştırmanın öncelikli yararı oestrus
döneminin ömür boyu ortadan kalkmasıdır. Bir daha köpeğiniz kanama dönemi
geçirmeyecek ve çiftleşme isteği ortadan kalkacaktır. Dönemiyle ilgili davranış
bozuklukları, sinirlilik, ısırma, rahatsız edici inlemeler ve ulumalar, evden
kaçmalar ve söz dinlememek gibi strese neden olan bütün problemler ortadan
kalkacaktır.

Dönemine bağlı olarak görülebilen erkek köpek tacizleri, hoş
olmayan cinsel hareketler, sık idrar yapma gibi problemler bitecektir. Diğer
dişi köpeklerle yaşanan kavgalar azalacaktır. Zamansız ve degısik ırklarla
çiftleşmeler olmayacaktır.

Yavru bakma ve sahiplendirmenin zorlukları
yaşanmayacaktır. Kısırlaştırılmış köpeklerin eğitimi ve uyumluluğu,
kısırlaştırılmayanlara göre çok daha iyi ve kolay olmaktadır.

Sağlık
açısından meme kanseri riski, kısırlaştırılmış köpeklerde kısırlaştırılmamış
olanlara göre çok düşüktür. Yumurtalıklar ve rahim alındığından bunlara ait
kist, kanser ve iltihaplanma gibi olası riskler ortadan kalkacaktır. özellikle
ileri yaştaki kısırlaştırılmamış dişi köpeklerde yumurtalık kanseri, rahim
iltihapları tehlikeli ve sık karşılaşılan problemlerdir.

Maddi açıdan
bakıldığında kısırlaştırma operasyonu ekstra bir gider olarak düşünülebilir.
Oysa daha sonra yapmanız muhtemel olan birçok harcamayı ortadan
kaldırmaktadır.

Kısırlaştırmanın zararı varmıdır? Varsa
nelerdir?

Sağlıklı yapılan kısırlaştırma operasyonunun hiçbir sakıncası
yoktur. Sadece operasyon sonrası oestrojen hormonunun azalması sonucu aşırı
---sıs---manlık (Obesite) görülebilir. Bunu da uygun bir diet mama rejimi
uygulayarak genellikle ortadan kaldırmak mümkündür.
İleri yaşlarda
kısırlaştırılan köpeklerde kısırlaştırılmayanlara göre daha fazla kemik erimesi
görülebilir. Bununda tedavisi veteriner hekimin önereceği ilaçlarla
gerçekleştirilir.

Nadir de olsa bazı kısırlaştırma operasyonlarından
sonra idrar tutamama veya tüy dökülmesi gibi hormonal yetersizliğe bağlı
komplikasyonlar görülebilir.

Kısırlaştırma hangi durumlarda
sakıncalıdır?

Doğumdan hemen sonra veya yavrular sütten kesilmeden önce
yapılan operasyonlar, yalancı gebelik sırasında yapılan operasyonlar
sakıncalıdır. Kızgınlık döneminde mümkünse operasyon yapmaktan kaçınılmalıdır.
Genel sağlık durumu uygun değilse operasyon yapılmamalıdır.

Hamile bir
köpeği kısırlaştırabilirmiyim?

Evet kısırlaştırabilirsiniz. Ancak bu
işlemi hamileliğin erken dönemlerinde yaptırırsanız daha uygun olur. Eğer bir
zorunluk varsa gebeliğin son gününde dahi operasyon
yaptırabilirsiniz.
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam33
Toplam Ziyaret128854
Gebe ve Laktasyondaki Köpeklerin Beslenmesi

Gebe ve Laktasyondaki Köpeklerin Beslenmesi

Gebe ve Laktasyondaki Köpeklerin Beslenmesi : Köpeklerde fötüs, uterus, plesanta ve memelerdeki en büyük gelişme toplam 9 hafta süren gebeliğin son üç haftasında meydana gelir. Gebeliğin ilk dört haftasında normal beslenmeye devam edilmeli, 5. Ve 60. Haftadan itibaren yiyecek yiyecek miktarı her hafta % 10 düzeyinde arttırılarak doğum esnasında % 50’ye kadar arttırılmalıdır. Fazla sayıda yavru taşıyan gebe Kangal köpeklerinde gebeliğin son 7-10 gününde iştahsızlık görülebilir. Bu durumda azar azar ve lezzetli yiyecekler vermek faydalı olabilir.Gebeliğin son üç haftalık döneminde uterusun büyümesiyle karın hacmi daraldığı için gebe köpekler günde üç kere beslenmelidir. Gebelik süresince enerji gereksinimi ortalama % 20 artar. Gebelik ve doğum sırasında taze karaciğer, haftada iki-üç defa 15-30 g miktarında verilerek;oldukça etkili bir takviye yapılabilir. Keza protein düzeyinin %2-4 oranında arttırılması yavrularında daha güçlü olmalarını sağlar. Anne köpek, doğumu izleyen birkaç gün yemek defekasyon ve işeme gereksinimleri dışında yavruların yanında olmayı ister. Laktasyon dönemi ortalama 6 haftadır. Kolostrum ( ağız sütü ) bir-üç gün salgılanır ve bunu giderek çoğalan normal süt izler. Süt salgısı 5.-6. Haftaya kadara artar, sonra azalır. Laktasyon döneminde normal bir süt verimi için ana optimum düzeyde beslenmelidir. Gıda alımı doğumdan sonra artarak, doğumdan 3-4 hafta sonra maksimuma ulaşır.

Ergin Köpeklerin Beslenmesi : Ergin Kangal köpekleri günde bir defa hep aynı saatlerde beslenmelidir. Orta boy bir köpek için yaklaşık 2 kg’lık bir diyet düzenlenir. Böyle bir diyetin yaklaşık 1/3 ‘ü et, 1/3 ü tahıl ve sebze karışımı 1/3’ü de su şeklindedir. Diyetin miktarı hayvanın canlı ağırlığına, kondisyonuna ve yaptığı işe göre ayarlanmalıdır. Örneğin köpek zayıf ise yada fazla çalışıyorsa ilave olarak bir miktar süt, 1 yumurta, bir miktar sebze veya tahıl verilmelidir. Ergin köpeklerde halk arasında yal denilen arpa ununun sıcak su ile hamur haline getirilmesiyle elde edilen mamülden günde 2 kg kadar verilir. Buna ilaveten günde 25 gr. Et, haftada 3 kere haşlanmış ve fazla sert olmayan kemik verilir.

Köpekler için karma örnekleri

Malzeme Cinsi1. Karma2.Karma
Mısır Unu3535
Buğday Kepeği1217
Et-Kemik Unu1510
Balık Unu1222
Süt Tozu1014
Kemik Unu14-
Tuz11

 

 

Bu karmalar özellikle toplu köpek yetiştirilen işletmeler için uygun, ucuz karmalardır. Bunlardan günde bir öğünde

Köpek AğırlığıBir Öğünde verilecek Miktar
10 Kg ağırlıkta bir köpek için750 gr
15 Kg ağırlıkta bir köpek için1000 gr
20 Kg ağırlıkta bir köpek için1200 gr
30 Kg ağırlıkta bir köpek için2000 gr
40 Kg ağırlıkta bir köpek için2500 gr

 

miktarlarında et suyu, sebze suyu veya süt gibi sıvılarla ıslatılarak verilir. Buna ilaveten hayvanların önüne haşlanmış sebzeler konur. 1. Karmanın gebe ve laktasyondaki dişilere ve sütten yeni kesilen yavrulara verilmesi tavsiye edilmektedir.

Rasyon hazırlanırken dikkat edilecek en önemli nokta, unu ince un halinde öğütülmesidir. Çünkü iri taneli unlar köpekler tarafından öğütülememektedir.

DERİ HASTALIKLARI

Deri Hastalıklari

Evcil hayvanlarda görülen deri hastalıkları, genelde hayvan yıkama merakından kaynaklanabilir.  Örneğin kediler kendilerini temizleyebilirler, ancak buna rağmen yıkanacak olursa,  özel bir koruyucu tabakayla kaplı olan deri. yanlış kullanılan detarjen, sabun ya da şampuan nedeniyle bu özelliğini kaybeder, kendine has direnci kaybolur ya da tahriş olur. Dolayısıyla mantar hastakıkları, egzama, deri iltihaplanması ve tüy dökülmesine yol açar.  Sokağa çıkan hayvanlardaysa, ayak derilerinde görülen benzin, mazot, boya gibiçeşitli kimyasal maddeler ya da yanmayla tahriş olan dokularda deformasyon ve iltihabik yaralara sıkça rastlanır.  Köpekler bu konuda kedilere göre daha şanssızdır. Deri hastalıklarında daha çok ısırma ve tırmık nedeniyle ortaya çıkan yaralanmalar ve baş. çene, çene altı bölgelerinde, ayaklarda ısırmaya bağlı apselerin oluşması, doğaldır. Belirtileri giderek büyüyen şişlik, iştahsızlık ve halsizliktirBu gibi durumlarda ne tür bir tedavi gerekmektedir. Apse kendiliğinden patlar ya da hekim tarafından açılarak temizlenir, ancak her iki durumda da antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Sokaklarda bazen hayvanları daha çok arka ayaklarıyla kulak çevrelerini kaşırken görürüz. Doğal olarak yapılan kaşınmalar eşbette belli başlı nedenlerden de olabilir. Sokak hayvanlarında sık görüle deri hastalıklarından biri de, kulak uyuzudur. Hayvan sürekli kaşındığı için kulak çevresinde yaralar oluşur. Öncelikleuyuz tedavi edildikten sonra kulak ve çevresindeki yaralar iyileştirilmelidir. Aksi takdirde tadavi amacına ulaşamaz. Biraz da toprakta bulunan pire, kene ve uyuz etkenlerinin yol açtığı deri hastalıklarından söz edelim. Toprakta bulunan pire, kene ve uyuz etkenleri gibi canlılar, kışın genelde kış uykusuna yatarlar. Havaların ısınmasıyla da konakçı olarak yaşayabilecekleri ortamlar arayıp, doğada yaşayan hayvanları bulurlar. Kene kancalarıyla, pire delici organıyla kan almaya çalışırlar. Uyuz etkenleri ise deri ve deri katmanlarında yerleşerek kan emmeye devam eder. Pire ve keneyi teşhis etmek kolaydır. Uyuz etkenini saptamak, mikroskobik canlılar olması nedeniyle o kadar kolay değildir. Şüphe edilen bölgeden alınan kazıntının mikroskop altında incelenmesiyle türü saptanır. Sarkoptes, Demodeks uyuzları sıklıkla görülen uyuz etkenleridir. İnsanlara bulaşma olanığı oldukça yüksektir. En belirgin özelliği kaşıntı, deride kalınlaşma ve sedef förüntüsüdür. Ayağıyla topraktan aldığı mantar ve bakteri etkenlerini uyuzla deriye bulaştırdıklarında karmaşık bir hastalık ortaya çıkar. Tedavi süresince öncelikle hayvanın vücudunu kaşıması engellenir. Lokal ve genel ilaç uygulamalarıyla uyuzun tedavisi eskiye göre daha kolaydır. Bu tedavi sonunda vücutta bir tek uyuz etkeni bile kalmamalıdır. Tedavi sırasında sürekli olarak, vücuttan alınan deri kazıntılarının mikroskobik incelemesi yapılmalıdır. Uyuz tedavisi mümkün olmayan bir hastalık kesinlikle değildir. Uyuz hastalığının hiçbir aşamasında tedavisimümkün değil diyerek hayvanı uyutma yöntemine başvurulmaz. Uyuz etkeni tesbit edilir, teşhis konursa tedavisi kolaydır. Tedavisinin mümkün olmadığı ileri sürülüp hayvanı uyutma yöntemine gitmek kolaycılıktır. İnsanlarda olduğu kadar hayvanlarda da rastlanan önemli bir diğer deri hastalığı da Egzama dır.  Egzama hastalığının üç türü vardır. aşırı proteinle beslenme(proteinemi)nedeniyle ortaya çıkan egzama, vitamin yetmezliğinden kaynaklanan egzama ya da alejik egzama. Proteinemi ve alrjik türdeki egzamalar birbirine bağlı olarak görülebilir. Yani aşaırı protein alımı nedeniyle karaciğer hassaslaşır ve alejik bir durum oluşur. Tek yönlü beslenme nasıl insanlar için zararlıysaihayvanlar içinde zararlıdır. Karaciğerde depolanan aşırı miktardaki protein deride lökalize olamsından ötürü,  hayvanda ergenlik sivilcelerine benzer küçük noktacıklar oluşur. Hayvanın kaşınması sonucu patlayan bu noktacıklar tüylere yapışır. kokulu ve aşırıkaşıntı veren bir hal olur. Tedavi için o bölgenin tüyleri iyice traş edilip temizlendikten sonra lokal ilaç uygulanır. ancak veretiner hekime danışmadan ilaç kullanılması sakıncalıdır. Çünkü kaşıntı nedeninin saptanması ve ona göre bir tedavinin uygulanması gerekmektedir. Eğer neden egzama ise kortizon tedavisi uygulanır. Uyuzdaysa kortizon kullanılmaz, kullanıldığı takdirde uyuz etkenini besleyici bir özelliğe sahip olduğundan hastalık tehlikeli boyutlarda ilerleyebilir.  Kimyasal maddeler,  boya, tiner, kostik maddelerden tutun da ciklete (yapıştığı yere hava aldırmaz) sentetik halılar, yanlış kullanılan kozmetik ürünlere kadar her şey egzamaya neden olabilir. Sokakta yaşayan ya da sokağa çıkan en hayvanlarında görülen alrji nedenleri araştırılırken doğada bulunan bitki örtüsü de göz önünde bulundurulmalı. Örneğin kiraz ve erik ağaçlarının salgıladığı balzam ve çam ağıcının reçinesi hayvanlarda alerjiye neden olabilir. Vitamin eksikliğinden kaynaklanan deri hastalıkları da vardır. A, D ve H vitaminlerinin eksikliğinden kaynaklanan tüy dökülmelerinde kaşıntıya rastlanmaz. Derinin tüy tutma özelliği kaybolur, ve normalden fazla seyrekleşme olur. Bu gibi durumlar hastalık belirtisidir. ancak tüy dökmesinin başka nedenleri de olabilir. Kısırlaştırılmış hayvanlarda hormon yetersizliğine bağlı tüy dökülmeleri görülür. Dişide östrojen, erkekte testeron hormonunun azlığı tüy dökülmesine sebep olur. Dişilerde tüm vücutta tüy seyrekleşmesine rastlanırken, erkekler çırılçıplak kalbilirler. Tedavisinde , eksik olan hormonun çok düşük dozlarda verilmesi gerekir. Ayrıca Stafilokokus Epidermitis denilen bakteriler, deri iltihaplanmalarına neden olur. Egzamayla birlikte mikrobik deri hastalıkları görülür. Halk arasında köpek tüylerinin kiste neden olduğu kanısı yaygındır. aslında tüyün kemdisi kist yapmaz. Tüylerin üzerindeki parazit, yumurta ve proteinleri alrji yapar. Bundan dolayıdır ki,  kist aşısı olmuş köpeklerden çekinmek yersizdir. Uzun tüylü köpekler tüm sene boyunca tüy dökerler. bir hayvan sahibinin hayvanını taraması, fırçalaması onu beslemekten daha önemli bir görevidir. Kısa tüylü hayvanlar belli mevsimlerde tüy dökerler ve daha çok yattıkalrı yerlere tüylerini bırakırlar. Kısa tüylü hayvanları ince dişli bir fırçayla taramak ve pamuklu olmayan hafif nemli bir bezle tımar yapmak gerekir.  Taramanın hayvan vücuduna 3 yararı vardır. Öncelikle hayvanın vücudunda var olan pire ve kenelerin tarağa takılması ile bunların varlığı saptanır. Ayrıca vücuttan atılacak tüylerin tarak ve fırça yardımıyla toplanmasına yardımcı olur. Tüy dipleri ve deriye dolaylı olarak yapılan masajla sinirlerin uyarılması ve daha sağlıklı tüylerin çıkmasına neden olur.  İlkbaharın bittiği yazın başladığı anlarda palto değişikliği kaçınılmazdır. Özellikle bu aylarda daha sık ve düzenli taramalar, tüylerin etrafa yayılmasını ,  alerji ve parazitlerin bulaşmasını engeller.