Üyelik Girişi
Site Menüsü
Site Haritası
Takvim
google

kangal köpek sahiplendirme

KÖPEK DİLİ tescilli kangal
Bu dil bizim için aslında zor bir dildir, tıpkı Japonca gibi ) Çok dikkatli izlemek ve taklit etmek gerekir. Bir tek harfin yerini karıştırırsak ortaya konuyla hiç ilgisi olmayan bir kelime çıkabilir ki, öte yandan “hadi canım bir de köpek dili mi öğreneceğim, onun yerine gider İngilizce öğrenirim” falan diye de düşünebiliriz. Ancak üzerinde durmazsak, ilk önce konunun ciddiyetini, daha sonra köpekle olan ilişkimizi kaybederiz. Yeterince iyi kontakt kuramaz ve tüm suçu köpeğimizde arar, belki de “zeki bir köpeğim olmadı” şeklinde hayıflanırız. Kısacası, kendi eksiklerimizi görmemeye devam ederiz.
Bu satırları okuyorsan, lütfen, anlamaya çalış. Köpek dili vardır ve bunu öğrenmek zorundayız. Aksi taktirde, köpekle aramızdaki en kuvvetli bağı kopartmış oluruz. Bunun sonrasında her şey şansa kalır ve bilmeden yaptığınız vücut dili ile gerçekleşir; olumlu ya da olumsuz, tamamen tesadüfî.tescilli kangal
Köpeğinin sizi görünce sırt üstü dönüyorsa, hatta çişini kaçırıyorsa, üstelik yerde deliler gibi kuyruk sallıyorsa, bunu sizi kızdırmak için yapmadığına emin olun. Normal şartlarda bundan dolayı hiçbir suçluluk da duymaz; çünkü, size saygı duyduğunu anlatıyordur. O an onu azarlamanız, sadece köpeğin kafasının karışmasına neden olur. Köpek düşünür: “Ben bu adama saygı duydum, sevinç gösterileri yaptım; bu ise bana kızdı, hatta ceza verdi. Bu insanlar da pek bir anlaşılmaz yaratıklar. Ben nasıl davranmalıyım şimdi? Ee, bari havlayarak ben de şikayetimi dile getireyim.”
Yerde sevinç gösterileri yaparken çişini kaçırması onun elinde olmayan bir davranış şeklidir. Köpeğinizden daha irisiniz. Denemek için onun karşısında sessiz ve hareketsizce dik bir şekilde durun, gözlerinin içine bakın. Köpeğinizin üzerinize atlamadığını göreceksiniz. Şimdi iki köpeğin birbirine olan gövde gösterisini hatırlayın; ikisi de kuyruk ve kulaklarını dimdik havada tutarlar, çok çok yavaş hareket ederler, diğer köpeğin gözlerinin içine bakarlar; hasımlardan gözlerini ilk kaçıran zaten kavgayı kaybetmiş sayılır. İşte, köpeğinizin dilini öğrenemediyseniz, kazanma şansınız çok azdır; hep hata yapar sonra da suçu köpeğinize atarsınız.
En çok yapılan hatalardan biri de şudur:
Köpek sokakta başka köpeklere havlıyordur, köpek sahibi de çok bir bilenin(!) tavsiyeleri doğrultusunda köpeğini severek dikkatini dağıtmaya çalışır. Kendinizi kandırabilirsiniz, ama köpeğinizi asla. Köpek böyle bir davranışımız sonucunda iyi bi şey yaptığını, bu yüzden ödüllendirildiğini, sevilerek bu harekete teşvik edildiğini düşünür ve daha fazla havlamaya, hatta var gücüyle saldırmaya çalışır. Ağzınızdan çıkan kelimelerden önce vücut dilinizin ne söylediği önemlidir köpek için.
KÖPEKLERİN VÜCUT DİLİNİ KEŞFEDİN Konuşma herzaman yalnızca insanlara özgü bir özellik olarak görülmüştür.Descartes konuşma yeteneğini zekanın bir kanıtı olarak değerlendirirken,insan olmayan tüm canlıların zekasını inkar etmiştir.Yetmişli yıllarda Descartes'in bu görüşüne ağır bir darbe vuruldu.Beatrix ve Allen Gardner adlı psikologlar,şempanzeler sayesinde bilimsel bir başarı elde ettiler.Şempanzelere konuşmayı öğretebilmek için,pek çok deneyin yapılmış olduğunu biliyorlardı.Ancak bu deneylerin en başarılısı bile,şempanzelerin en fazla dört kelimeden oluşan son derece ilkel ilkel bir kelime haznesi elde etmelerini sağlayabilmişti. Ancak çoğu yüksek seviyeli hayvanlar hiç bir şekilde dillerini,dudaklarını,damaklarını ve ses tellerini kontrol edemezler ve böylecede Gardner çifti,hayvanların belki farklı bir şekilde konuşmayı öğrenebilceklerini düşündüler.Bunun üzerine şempanzelere sağır-dilsiz işaretlerini öğrettiler.Birinci şempanze 150 işareti öğrendi,basit cümleler kurabiliyor,gramer kurallarını uygulayabiliyor ve yeni düşünceleri bir araya getirebiliyordu.
Konuşma sadece sözcüklerle düşüncelerini ifade etmek değildir.Toplumun diğer bireyleri ile iletişim kurabilmektir.Bu yeteneğede tüm yüksek seviyeli hayvanlar sahiptir.
Küçük bir çocuk ilk kez adı söylendiğinde dönüp baktığı andan itibaren,çocuğun konuşma yeteneğine sahip olduğu kabul edilir.Gerçi çocuk ilk sözcüklerini belki ancak oniki aylık olunca söylemeye başlayacak,ama psikologlara göre,ağlama,mırıldanma ve diğer sesler de bir iletişim aracıdır,çünkü sevinç,hoşnutsuzluk ve çocuğun bazı gereksinimleri aktarmaktadırlar.Seslerin dışındda psikologlar mimikleride konuşma unsurları olarak kabul ederler,örneğin ilginç birşeyi eli ile göstermek,birisi giderken el sallamak veya kollarını kaldırarak kucağa alınmak istediğini göstermek gibi.
Çoçuk "bana elini ver" denildiğinde doğru bir şekilde hareket ederse,çocuğun konuşma yeteneğine sahip olduğunu kabul ediyoruz.O halde köpeğin "elini ver" komutu üzerine patisini uzatması da aynı şekilde konuşma yeteneğidir.
Şüphesiz ki doğada varolan her çeşit yaratık kendi aralarında iletişim kurmaktadırlar.Hayvanlar bu iletişim için vücut hareketleri ile ve aslında onlar için anlamlı fakat bir bakışta bizim için anlamsız gelen, ses, koku ve vücut hareketleri ile iletişim kurarlar.
Doğadaki hayvanlar arası iletişimi ortaya koymak için çok sayıda örnek vermek mümkündür.Karıncalar birbirinin anteni tabir ettiğimiz bölgeye dokunarak,arılar bir takım danslar yaparak iletişim kurarlar.Doğan her yavru annenin kokusunu ve sesini,annede kendi yavrusunun sesini ve kokusunu diğer yavrulardan ve sürü üyelerinden kolayıkla ayırt edebilir.
Yine hayvanlar kendilerine özgü kamuflaj yetenekleri ile de iletişim kurmaktadırlar,daha doğrusu kendilerini korumaktadırlar.Bukalemunların bulunduğu ortama göre renklerini değiştirmeleri,kelebeğin üzerinde bulunan beneklerin avcıyı şaşırtması gibi.
İnsanlar ve köpekler birlikte uzun bir tarihçeyi paylaşmaktadır.Atalarımız onlarla birlikte avlandılar,onlarla birlikte oynadılar ve yüzyıllardır birlikte yaşamı paylaştılar.Ancak köpek ve bizler iki farklı tür olarak dünyayı paylaşmaktayız ve ayrı dilleri konuşmaktayız.Köpekler her ne kadar bizim gibi harfler ve sözcükler ile konuşmasalarda onlarında size ve kendi arkadaşlarına anlatacakları vardır..Bu anlatımlar ise yukarıda saydığımız diğer hayvanlar arasında en geniş iletişimleri ve kuralları içermektedir. Köpekler aynen ataları kurtlar gibi iletişim kurarlar ve kendilerini ifade ederler.Siz farkında olmasanız bile köpeğiniz sizin vücut dilinizi anlamaktadır, köpeğinize karşı bulunmadığınız bir öfke veya sevgi esnasında köpeğinizin bu davranışınıza karşılık verdiğini görürsünüz.Örneğin çocuğunuza veya eşinize sarıldığınız anda köpeğiniz hemen yanınıza gelir,öfkelendiğinizde ise köpeğin oratada olmadığını görürsünüz.Yada kötü niyetli bir kişinin size saldırısı anında köpeğinizinde sizinle birlikte savaştığını görürsünüz.
Uzmanlar, köpeklerin şu üç konuda kendilerini ifade ettiklerini söylüyorlar,
Duygusal durumları. Toplumsal İlişkileri. İstek ve Arzuları.
Şimdi köpeğin vücut dilini okuyarak aslında bize ne anlatmak istediklerini açıklayalım,
Oyun Oynamak İstiyorum: Oyun oynamak isteyen köpek doğal olarak mutludur.Kendini rahat hisseder.Ağızı açıktır ve mutlu bir ifade ile gözlerinizin içine bakar,siz oyuna davet etmek için birkaç kez havlar.Bu arada kendini olabildiği kadar şirin gösterme uğraşı içindedir.Çevrenizde koşar veya daireler çizer,kulaklarını indirir ve kaldırır.Size yaklaşır gibi yapar ama birden yanınızdan kaçar, burada sizi oyuna davet etmek istediğini ve bir yöne doğru çekmek istediği apaçık ortadadır.Bu arada yine kendini şirin göstermek istediği ve mutlu olduğu için yerde sırt sütü yatar ve yuvarlanır,bunları yaparken bir gözü sizi izler.Oyun oynamak istediğini anlatmak için en çok kullanığı hareket ise,ön ellerini uzutarak göğsünü yere değdirmesi ve kuyruğunu heyacanlı bir şekilde sallayarak gözleriniz içine bakmasıdır.Bu an içinde köpek üzerinize atlayabilir ve sizi oturduğunuz veya yattığınız yerden kaldırmak için çaba gösterir.Bazen açık arazilerde köpek av takibi yapar gibi çimlerin üzerine yatar ve kafasını eğerek sizi izler.Bu anda sizden oyuna katılmak için hareket beklemektedir.Siz bu harekete aynen cevap verdiğinizde, yani vücudunuzu eğerek hatta çömelerek yavaş yavaş köpeğinize doğru yaklaştığınızda kendinizi hızlı bir koşuşturmacanın içinde bulabilirsiniz.
Eğer oyun oynamak istemiyorsanız ki bu köpeğin sevimli hareketleri karşısında çok güçtür.Köpeğiniz ile göz temasında kaçının ve köpeğinize arkanızı dönün yada başınızı çevirin.Ancak köpeğinizin kendine başka bir oyun aracı bulacağından emin olabilirsiniz.
Hoşgeldin.
Pek çok kişi akşam eve geldiğinde karşısında ilk gördüğü şey kendisine bol miktarda sevgisini sunmak için hazır bekleyen köpeğidir.Köpek sahibini gördüğü zaman heyacanlanmaktadır.Kuyruğunu normal pozisyonda hızlı olarak sallar,ağzı açıktır bu onun rahat olduğunu gösterir.Sahibinin üzerine atlamaya ve onu yalamaya çalışır.Kendisini bir tehdit olarak göstermez,hatta sahibinin kendisinden üstün olduğunu göstermek için yere sırt üstü veya yan yatarak af diler,bu arada tuvaletini kaçırabilir.
Aslında şu an yaptığı hareketler bir içgüdüdür ve aynen kurt sürüsündeki yavruların hareketlerini uygulamaktadır.Kurt yavruları aç olarak inde beklerken aile bireyleri avlanmaya çıkarlar.Av sonrası ise yediklerini aç yavrularına kusarlar ve yavrular karınlarını doyurur.İşte eve geldiğimizde köpeğin bize aşırı sevgi göstermesi bu nedenledir.
Dikkatli ve Heyecanlıyım. Dikkatli ve heyacan içinde olan köpek bir bakıma av köpeğinin ferma duruşunu yapar şekildedir.Kulaklarını tam olarak dik tutar ve sesin geldiği yöne çevirirerek kaynağı bulmaya çalışır.,kuyruğunu normal pozisyonun üzerine çıkartır ve minimum harekette tutar.Köpek hareketsizdir ve vücudunu öne doğru gerer.Ağzı açıktır.Eğer tam olarak anlayamadığı bir tanı var ise ağızını kapalı tutar.
Endişeliyim ve Biraz Korkuyorum. Bu durumda ise köpek kuyruğunu bacakları arasına almıştır.Göz temasında kaçınır va başını başka bir yöne çevirir ve eğebilir.Kulaklarını dik tutmaya çalışır ama sanki askıda duruyor gibidirler.
Korkuyorum.
Korku içindeki köpek kulaklarını tamamen geriye yatırır,kuyruğunu bacakları arasına iyice sıkıştırır,titremeye başlar,ağızı sıkı şekilde kapalıdır.Bu arada tuvaletini kaçırabilir,anal bezlerinden koku salgılar ve kalçasını aşağı indirir.Acıklı şekilde inler.
Senden Üstünüm.
Kendini diğer bir üyeden üstün gören köpek.Kendine güven içinde diğer üyeye yaklaşır.Vücudunu olabildiği kadar yüksek tutar,kulakları ve kuyruğu diktir.Diğer üyeden geniş ve büyük görünmek için sırtındaki tüylerin bir kısmını dikleştirir.Bu esnada hırlar ve gerekli gördüğü yerde dişlerini gösterir.Diğer üyenin üzerine atlar hatta üzerine oturmaya çalışır.Kavgaya girebilir.
Senden Üstünüm ve Seni Tehdit Ediyorum.Saldırmaya Hazırım. Bu durumdaki bir köpeğin yüz ifadesi korkunç bir hal almıştır.Köpek hırlar ve dişlerini gösterir.Baskın olduğunu ve korkmadığını anlatmak için kulaklarını ve kuyruğunu dik tutar.Yine sırtındaki tüylerini dikleştirir.Vücudu gergin ve her an atılmaya hazırdır.Korkunç şekilde hırlar.Bu davranışı gösteren köpek saldırı anında bütün gücünü kullanır ve geri çekilmez.Savaşını korkunç bir şekilde sürdürür,çünkü karşısındaki tehditten korkmamaktadır.
Biraz korku içindeyim Ama Seni Tehdit Ediyorum. Bu durum içinde ise köpek yine dişlerini gösterir,hırlar,kuyruğunu yer ile paralel tutar,tüylerini dikleştirir.Ancak tehdit karşışında kendini üstün hissetmediği için kulaklarını yatırır.Köpek hem savaşmaya hem de kaçmaya hazırdır.Kendini çok zor durumda hissettiği zaman ısırır.Isırışları sadece ön köpek dişleri ile olur, seri olarak küçük ısırışlar yapar ve geri çekilir.bu durumdaki köpeğin saldırganlığı" korkak saldırganlık " olarak adlandırılır.
Hakimiyetini Kabul Ediyorum. Kendisinden güçlü diğer bir üyenin emri altına giren köpek,bu üyenin karşısında sırt üstü yere yatar,kendini üyeye teslim eder,yerde yuvarlanır,diğer üyenin ağzını yalar ve saldırganlık göstermez.Bu anlarda kendini acındıracak şekilde inler.
Rahatım.
Kendini rahat hisseden köpeğin,kulakları dik,kuyruğu normal pozisyondadır yada bel hizasında rahatça sallar,.ağzı açıktır ve kendinden emin davranışlar sergiler.
Köpeğin El Vermesi. Bazı köpeklerin eğitilmediği halde bile size elini vererek tokalaştığını görürsünüz.Köpeğin bu hereketide içgüdüdür.Küçük yavrular anneden meme emerken sütün gelmesi için ön elleri ile meme çevresine baskı yaparlar ve böylece kolayca süt içerler.İşte köpeğin el vermeside bu olayın devamıdır ve aslında sizden bu yöntemle birşeyler istemektedir.Sevginizi eksik etmeyerek köpeği okşamanız iyi bir ödüldür.Ayrıca köpeğin otururken bir elini hafifçe kaldırması ise köpeğin stres içinde olduğunu ve biraz korktuğunu gösterir.
Köpeğin Gülümsemesi ve Teşekkür Etmesi. Eğer, köpek gülmez,teşekkür etmekten de ne anlar? diyorsanız yanılıyorsunuz.Köpek insana kuyruğu vasıtasıyla güler ve teşekkür eder.Kuyruğun rahatça sallanması köpeğin size güldüğünü gösterir,ama yanlış anlamayın bu gülüş alay şeklinde değil tam tersi sevgi üzerine.Köpeğin kuyruğunu sallamasındaki hız da ne kadar heyacanlı olduğunu ve durumdan hoşnut olduğunu gösterir.Yani bizim kahkaha derecemizle karşılaştırabilirsiniz,çok komik bir olay ile karşılaşırsak doğal olarak kendimizi uzun uzun gülmekten alamayız.Önüne yemeği konulan bir köpek de size kuyruğunu sallayarak teşekkür eder.Yemek kabı dolu olan ve çevresinde insan olmayan bir köpeğin ise kuyruk sallamadığı görülmektedir.Biz nasıl nedensiz bir şekilde gülmüyor isek,köpeklerde nedensiz bir şekilde kuyruklarını sallamıyor.
Köpeğin Uluması. Ulumak sürünün toplanmasına ve birlikte yapılacak bir harekat için hazırlanmasına yarar.Kurtlar çoğunlukla akşamları ve sabahın erken saatlerinde,birlikte ava çıkmadan önce ulurlar.Köpek ise uluyarak sürüyü toplama isteğini çok az duyar çünkü yemeği herzaman kendisine sunulur.Ancak televizyon icat olmadan önce aile bireyleri akşamları biraraya gelip birlikte şarkı söylediklerinde bazı köpekler bu müzikal sesleri herhalde yanlış anlayıp ailelerin "toplanmak" için uluduğunu düşündü ve büyük bir heyecan ile av çağrısına katıldılar ve birlikte "uluma konseri" ne başladılar.
Kurtun geriye attığı kafası ile birlikte uluduğu görülür.Belki de kurt bize o anki ruh durumunu hakkında bilgi veriyor ve kurt herhalde yabancı sürülere meydan okuyarak bulunduğu bölgenin sahibi olduğunu ve gerekirse savunulacağını bildiriyor.
Köpeğin uluması ise daha çok yalnız kalması ile ilgilidir.Bu ayrılık uluması kurtların sürü uluması ile aynı anlamı taşır.Yani şunu demekteler "Biz buradayız...Sen neredesin? Buraya gel"
Değişik bir durumda çiftleşmek isteyen erkek köpeğin durumudur.Çiftleşme dönemindeki dişinin kokusunu alan ancak ona ulaşamayan erkek köpeklerinde uludukları görülmüştir.
Köpeğin Havlaması. Köpek seslerinde dikkat edilmesi gereken birkaç önemli boyut vardır.İlk başta sesin yüksekliği gelir.Köpek havladığında,derin bir ses çoğunlukla öfke ve olası saldırganlığın işaretidir,ama ince tiz bir ses korku ve acıyı dile getirir,daha az tiz olduklarında zevk ve oyunculuğu gösterir.İnsanların dilinde de aynı farklılıklar gözlemlenir.Bir insan öfkeli olduğunda sesi genellikle kalınlaşır,korktuğunda tiz olur.Bizim de sesimiz,örneğin küçük çoçuklar veya bebeklerle konuştuğumuzda yumuşar ve oyunculuk ifade eder.Kelimeler tıpatıp aynı olsa dahi,bir kişşinin biriylemi,yoksa bir bebekle mi konuştuğunu anlamak mümkündür.Farklılıklar yalnızca ses düzeyinde ve ses tonunda kendini gösteriyor.
Köpek seslerindeki ikincil boyut,sesin sıklığı ve tekrarlanma hızıdır.Hızlı ve sık sık tekrarlanan sesler,belirli bir heyecan ve aciliyete işaret ediyor.Az tekrarlanan veya hiç tekrarlanmayan sesler,düşük bir heyecan düzeyi ve geçici bir ruh halini gösterir.Seslerin süresi de önemlidir.Kısa süreli keskin,yüksek sesler korku veya acıyı gösterirken aynı sesler uzun süreli olduğunda sevinç ve oyunculuğa işaret ederler.Genel olarak,uzun süreyle devam eden sesler,az sonra yapılacak bir davranışı haber verirler.Örneğin uzun süreli,derin hırlamanın az sonraki bir saldırıyı haber vermesi gibi.
Peki köpekler çeşitli dillerde havlayabilirmi.? Bu sorunun cevabı elbette hayır.Ama ülkeler, havlamayı kendi dillerine göre yorumluyorlar.
Türkçe Hav Hav İngilizce Woof Woof - Arf Arf - Bow Bow İspanyolca Jau Jau Flemenkçe Waf Waf Almanca Wau Wau Rusça Gav Gav Çekoslavak Haff Haff Kore Mung Mung Çince Wung Wung
Orta düzeyde yinelenen hızlı havlama. Burada köpek size sezinlediği olası bir kötü durumu,yada bahçenize giren yabancı bir kişiyi anlatmaya çalışmaktadır.Durmayacak biçimde hızlı havlama ile doğal yaşamda yaptığı gibi yani liderini ve sürü üyelerini toplamak istiyor. Tabii burada köpeğin lideri siz ve üyeler ise aile bireyleriniz oluyor.
Birkaç kere tekrarlanan ve duraklayarak devam eden havlama. Şu an köpeğiniz,tam olarak tanımlayamadığı bir durumdan bahsetmekte.Köpek şüpheleniyor ve yine size haber vererek "Gelseniz iyi olur" diyor bu arada karşı tarafada "Ben buradayım" diyerek orada bulunduğunu belirtiyor.Köpek, tehlikeyi sezinlediğinde ise havlama şeklini yukarıdaki gibi değiştirir.
Uzun süren duraklı havlamalar. Köpeğiniz sizi şikayet ediyor.Sanırım yalnız kalmış ve kendisine arkadaş arıyor.
Kısa birkaçkez havlama. İşte köpeğinizin size "Hoşgeldin" dediği an.
Bir seferlik kısa havlama. Yaptığınız birşeyden sıkılmış ve size "Artık yeter" diyor.
Uzun, kısa,tiz havlamalar. Ne yaptınız köpeğinizin canı acıyor.Hemen onu sevin ve yatışmasını sağlayın.
Mırıldanarak Havlama. "Hadi oyuna başlayalım".
Ses düzeyi giderek yükselen havlama. Oyun esnasında arkadaşına oyuna devam etmesini söylemektedir.Başlangıçta sessiz havlayan köpek,davetine cevap almaz ise sesini yükseltir.
Köpeğin Hırlaması. Derin Hırlama ve Havlama. (Dişler gösterilmiş,Kulaklar dik,Kuyruk yukarıda)
Köpek bu anda savaşmaya hazırdır.Öfkeli olduğunu belirtiyor ve her an saldırabileceğini ifade ediyor.
Orta Düzeyde Hırlama ve Havlama. (Dişler gösterilmiş,Kulaklar yatık,Kuyruk bacaklar arasında.)
Endişeli ve korkuyor.Yine de kendisini savunacak.Kendisinden daha az emin.
Orta düzey Hırlama. (Dişler gösterilmemiş.)
Köpek bu anda hoşlanmadığını belirtiyor ve uyarıyor.Kendisine yapılan eylem devam eder ise uyarı için ısıracak ancak savaşmayacak.
Yüksek Sesle Hırlama. (Dişler gösterilmemiş.)
Oyun esnasında yavruların birbirlerine hırlaması. Oyundan zevk alıyorlar.
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam25
Toplam Ziyaret123712
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar2.09192.0956
Euro2.81352.8185
Hava Durumu
Anlık
Yarın
16° 32° 15°
Saat
Aşısı Bulunmayan Köpek Hastalıkları

Aşısı Bulunmayan Köpek Hastalıkları

Herpesvirus : Bu viral enfeksiyon özellikle yavru köpekler için ölümcül bir hastalıktır. Süt emme dönemindeki yavru köpeklerde hafif dereceli solunum yolu enfeksiyonuna neden olur. Kalıcı enfeksiyonlar olgun dişilerde meydana gelir.

Brucellosis : Bu bakteriyel hastalığın ne aşısı nede tedavisi vardır. Hasta köpekler devamlı taşıyıcı durumundadır. Spontan yavru atmalar brucellozisin ilk gösterge- sidir. Bulaşma oral ve mukoz membranlar yoluyla olmaktadır. Erkek köpekler enfeksiyonu çiftleşme yoluyla enfekte dişi köpeklerden alırlar. Bu nedenle dişi köpekler üreme öncesinde brucellozis yönünden kontrol edilmelidir.

AŞILAMADA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Aşılanacak hayvan en az 7 haftalık olmalıdır. 7 Haftadan önce yapılan aşılar bağışıklık sistemini baskı altına alacağından ciddi yan etkiler ortaya çıkarabilir. Aşılama öncesinde yavrularda paraziter mücadele mutlaka yapılmış olmalıdır. İleri gebe hayvanlarda aşılamadan kaçınılmalıdır. İki aşı arsındaki süre en az 21 gün olmalıdır. Aşısı yapılacak köpeklerin ateşi, nabız ve solunum sayıları normal değerler arasında olmalıdır. Aşılama öncesinde ve aşılama esnasında köpekte strese sebep olacak faktörler ortadan kaldırılmalıdır. Aşıyla beraber kesinlikle ilaç kullanılmamalıdır. Yani yeni hastalık atlatmış, iyileşme aşamasındaki köpeklerde aşılama yapılmamalıdır. Kullanılacak aşıların saklama şartlarına (+2-+8’C) uyulmalı, son kullanma tarihi geçmiş aşılar kullanılma- malıdır. Her köpek için ayrı, steril bir enjektör kullanılmalı, işi biten enjektör yakılarak imha edilmelidir. Aşılanacak köpeklerin beslenme durumlarının iyi olması gerekir. Yetersiz bir diyetin aşı yetmezliğinde büyük etkisi vardır.

Köpeklerin aşılama programları

 
Aşıİlk Aşılama ZamanıTekrarıUygulama Yolu
Parvovirus7 Haftalık21 gün sonraDeri altı veya kas içi
Distemper7 Haftalık21 gün sonraDeri altı veya kas içi
Hepatitis7 Haftalık21 gün sonraDeri altı veya kas içi
Parainfluenza7 Haftalık21 gün sonraDeri altı veya kas içi
Leptospirosis7 Haftalık21 gün sonraDeri altı veya kas içi
Bordeellosis7 Haftalık21 gün sonraDeri altı veya kas içi
Kuduz12-16 HaftalıkYılda bir kezDeri altı veya kas içi
Corana virus7 Haftalık21 gün sonra 6 ayda birDeri altı veya kas iç
Gebe ve Laktasyondaki Köpeklerin Beslenmesi

Gebe ve Laktasyondaki Köpeklerin Beslenmesi

Gebe ve Laktasyondaki Köpeklerin Beslenmesi : Köpeklerde fötüs, uterus, plesanta ve memelerdeki en büyük gelişme toplam 9 hafta süren gebeliğin son üç haftasında meydana gelir. Gebeliğin ilk dört haftasında normal beslenmeye devam edilmeli, 5. Ve 60. Haftadan itibaren yiyecek yiyecek miktarı her hafta % 10 düzeyinde arttırılarak doğum esnasında % 50’ye kadar arttırılmalıdır. Fazla sayıda yavru taşıyan gebe Kangal köpeklerinde gebeliğin son 7-10 gününde iştahsızlık görülebilir. Bu durumda azar azar ve lezzetli yiyecekler vermek faydalı olabilir.Gebeliğin son üç haftalık döneminde uterusun büyümesiyle karın hacmi daraldığı için gebe köpekler günde üç kere beslenmelidir. Gebelik süresince enerji gereksinimi ortalama % 20 artar. Gebelik ve doğum sırasında taze karaciğer, haftada iki-üç defa 15-30 g miktarında verilerek;oldukça etkili bir takviye yapılabilir. Keza protein düzeyinin %2-4 oranında arttırılması yavrularında daha güçlü olmalarını sağlar. Anne köpek, doğumu izleyen birkaç gün yemek defekasyon ve işeme gereksinimleri dışında yavruların yanında olmayı ister. Laktasyon dönemi ortalama 6 haftadır. Kolostrum ( ağız sütü ) bir-üç gün salgılanır ve bunu giderek çoğalan normal süt izler. Süt salgısı 5.-6. Haftaya kadara artar, sonra azalır. Laktasyon döneminde normal bir süt verimi için ana optimum düzeyde beslenmelidir. Gıda alımı doğumdan sonra artarak, doğumdan 3-4 hafta sonra maksimuma ulaşır.

Ergin Köpeklerin Beslenmesi : Ergin Kangal köpekleri günde bir defa hep aynı saatlerde beslenmelidir. Orta boy bir köpek için yaklaşık 2 kg’lık bir diyet düzenlenir. Böyle bir diyetin yaklaşık 1/3 ‘ü et, 1/3 ü tahıl ve sebze karışımı 1/3’ü de su şeklindedir. Diyetin miktarı hayvanın canlı ağırlığına, kondisyonuna ve yaptığı işe göre ayarlanmalıdır. Örneğin köpek zayıf ise yada fazla çalışıyorsa ilave olarak bir miktar süt, 1 yumurta, bir miktar sebze veya tahıl verilmelidir. Ergin köpeklerde halk arasında yal denilen arpa ununun sıcak su ile hamur haline getirilmesiyle elde edilen mamülden günde 2 kg kadar verilir. Buna ilaveten günde 25 gr. Et, haftada 3 kere haşlanmış ve fazla sert olmayan kemik verilir.

Köpekler için karma örnekleri

Malzeme Cinsi1. Karma2.Karma
Mısır Unu3535
Buğday Kepeği1217
Et-Kemik Unu1510
Balık Unu1222
Süt Tozu1014
Kemik Unu14-
Tuz11

 

 

Bu karmalar özellikle toplu köpek yetiştirilen işletmeler için uygun, ucuz karmalardır. Bunlardan günde bir öğünde

Köpek AğırlığıBir Öğünde verilecek Miktar
10 Kg ağırlıkta bir köpek için750 gr
15 Kg ağırlıkta bir köpek için1000 gr
20 Kg ağırlıkta bir köpek için1200 gr
30 Kg ağırlıkta bir köpek için2000 gr
40 Kg ağırlıkta bir köpek için2500 gr

 

miktarlarında et suyu, sebze suyu veya süt gibi sıvılarla ıslatılarak verilir. Buna ilaveten hayvanların önüne haşlanmış sebzeler konur. 1. Karmanın gebe ve laktasyondaki dişilere ve sütten yeni kesilen yavrulara verilmesi tavsiye edilmektedir.

Rasyon hazırlanırken dikkat edilecek en önemli nokta, unu ince un halinde öğütülmesidir. Çünkü iri taneli unlar köpekler tarafından öğütülememektedir.

DERİ HASTALIKLARI

Deri Hastalıklari

Evcil hayvanlarda görülen deri hastalıkları, genelde hayvan yıkama merakından kaynaklanabilir.  Örneğin kediler kendilerini temizleyebilirler, ancak buna rağmen yıkanacak olursa,  özel bir koruyucu tabakayla kaplı olan deri. yanlış kullanılan detarjen, sabun ya da şampuan nedeniyle bu özelliğini kaybeder, kendine has direnci kaybolur ya da tahriş olur. Dolayısıyla mantar hastakıkları, egzama, deri iltihaplanması ve tüy dökülmesine yol açar.  Sokağa çıkan hayvanlardaysa, ayak derilerinde görülen benzin, mazot, boya gibiçeşitli kimyasal maddeler ya da yanmayla tahriş olan dokularda deformasyon ve iltihabik yaralara sıkça rastlanır.  Köpekler bu konuda kedilere göre daha şanssızdır. Deri hastalıklarında daha çok ısırma ve tırmık nedeniyle ortaya çıkan yaralanmalar ve baş. çene, çene altı bölgelerinde, ayaklarda ısırmaya bağlı apselerin oluşması, doğaldır. Belirtileri giderek büyüyen şişlik, iştahsızlık ve halsizliktirBu gibi durumlarda ne tür bir tedavi gerekmektedir. Apse kendiliğinden patlar ya da hekim tarafından açılarak temizlenir, ancak her iki durumda da antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Sokaklarda bazen hayvanları daha çok arka ayaklarıyla kulak çevrelerini kaşırken görürüz. Doğal olarak yapılan kaşınmalar eşbette belli başlı nedenlerden de olabilir. Sokak hayvanlarında sık görüle deri hastalıklarından biri de, kulak uyuzudur. Hayvan sürekli kaşındığı için kulak çevresinde yaralar oluşur. Öncelikleuyuz tedavi edildikten sonra kulak ve çevresindeki yaralar iyileştirilmelidir. Aksi takdirde tadavi amacına ulaşamaz. Biraz da toprakta bulunan pire, kene ve uyuz etkenlerinin yol açtığı deri hastalıklarından söz edelim. Toprakta bulunan pire, kene ve uyuz etkenleri gibi canlılar, kışın genelde kış uykusuna yatarlar. Havaların ısınmasıyla da konakçı olarak yaşayabilecekleri ortamlar arayıp, doğada yaşayan hayvanları bulurlar. Kene kancalarıyla, pire delici organıyla kan almaya çalışırlar. Uyuz etkenleri ise deri ve deri katmanlarında yerleşerek kan emmeye devam eder. Pire ve keneyi teşhis etmek kolaydır. Uyuz etkenini saptamak, mikroskobik canlılar olması nedeniyle o kadar kolay değildir. Şüphe edilen bölgeden alınan kazıntının mikroskop altında incelenmesiyle türü saptanır. Sarkoptes, Demodeks uyuzları sıklıkla görülen uyuz etkenleridir. İnsanlara bulaşma olanığı oldukça yüksektir. En belirgin özelliği kaşıntı, deride kalınlaşma ve sedef förüntüsüdür. Ayağıyla topraktan aldığı mantar ve bakteri etkenlerini uyuzla deriye bulaştırdıklarında karmaşık bir hastalık ortaya çıkar. Tedavi süresince öncelikle hayvanın vücudunu kaşıması engellenir. Lokal ve genel ilaç uygulamalarıyla uyuzun tedavisi eskiye göre daha kolaydır. Bu tedavi sonunda vücutta bir tek uyuz etkeni bile kalmamalıdır. Tedavi sırasında sürekli olarak, vücuttan alınan deri kazıntılarının mikroskobik incelemesi yapılmalıdır. Uyuz tedavisi mümkün olmayan bir hastalık kesinlikle değildir. Uyuz hastalığının hiçbir aşamasında tedavisimümkün değil diyerek hayvanı uyutma yöntemine başvurulmaz. Uyuz etkeni tesbit edilir, teşhis konursa tedavisi kolaydır. Tedavisinin mümkün olmadığı ileri sürülüp hayvanı uyutma yöntemine gitmek kolaycılıktır. İnsanlarda olduğu kadar hayvanlarda da rastlanan önemli bir diğer deri hastalığı da Egzama dır.  Egzama hastalığının üç türü vardır. aşırı proteinle beslenme(proteinemi)nedeniyle ortaya çıkan egzama, vitamin yetmezliğinden kaynaklanan egzama ya da alejik egzama. Proteinemi ve alrjik türdeki egzamalar birbirine bağlı olarak görülebilir. Yani aşaırı protein alımı nedeniyle karaciğer hassaslaşır ve alejik bir durum oluşur. Tek yönlü beslenme nasıl insanlar için zararlıysaihayvanlar içinde zararlıdır. Karaciğerde depolanan aşırı miktardaki protein deride lökalize olamsından ötürü,  hayvanda ergenlik sivilcelerine benzer küçük noktacıklar oluşur. Hayvanın kaşınması sonucu patlayan bu noktacıklar tüylere yapışır. kokulu ve aşırıkaşıntı veren bir hal olur. Tedavi için o bölgenin tüyleri iyice traş edilip temizlendikten sonra lokal ilaç uygulanır. ancak veretiner hekime danışmadan ilaç kullanılması sakıncalıdır. Çünkü kaşıntı nedeninin saptanması ve ona göre bir tedavinin uygulanması gerekmektedir. Eğer neden egzama ise kortizon tedavisi uygulanır. Uyuzdaysa kortizon kullanılmaz, kullanıldığı takdirde uyuz etkenini besleyici bir özelliğe sahip olduğundan hastalık tehlikeli boyutlarda ilerleyebilir.  Kimyasal maddeler,  boya, tiner, kostik maddelerden tutun da ciklete (yapıştığı yere hava aldırmaz) sentetik halılar, yanlış kullanılan kozmetik ürünlere kadar her şey egzamaya neden olabilir. Sokakta yaşayan ya da sokağa çıkan en hayvanlarında görülen alrji nedenleri araştırılırken doğada bulunan bitki örtüsü de göz önünde bulundurulmalı. Örneğin kiraz ve erik ağaçlarının salgıladığı balzam ve çam ağıcının reçinesi hayvanlarda alerjiye neden olabilir. Vitamin eksikliğinden kaynaklanan deri hastalıkları da vardır. A, D ve H vitaminlerinin eksikliğinden kaynaklanan tüy dökülmelerinde kaşıntıya rastlanmaz. Derinin tüy tutma özelliği kaybolur, ve normalden fazla seyrekleşme olur. Bu gibi durumlar hastalık belirtisidir. ancak tüy dökmesinin başka nedenleri de olabilir. Kısırlaştırılmış hayvanlarda hormon yetersizliğine bağlı tüy dökülmeleri görülür. Dişide östrojen, erkekte testeron hormonunun azlığı tüy dökülmesine sebep olur. Dişilerde tüm vücutta tüy seyrekleşmesine rastlanırken, erkekler çırılçıplak kalbilirler. Tedavisinde , eksik olan hormonun çok düşük dozlarda verilmesi gerekir. Ayrıca Stafilokokus Epidermitis denilen bakteriler, deri iltihaplanmalarına neden olur. Egzamayla birlikte mikrobik deri hastalıkları görülür. Halk arasında köpek tüylerinin kiste neden olduğu kanısı yaygındır. aslında tüyün kemdisi kist yapmaz. Tüylerin üzerindeki parazit, yumurta ve proteinleri alrji yapar. Bundan dolayıdır ki,  kist aşısı olmuş köpeklerden çekinmek yersizdir. Uzun tüylü köpekler tüm sene boyunca tüy dökerler. bir hayvan sahibinin hayvanını taraması, fırçalaması onu beslemekten daha önemli bir görevidir. Kısa tüylü hayvanlar belli mevsimlerde tüy dökerler ve daha çok yattıkalrı yerlere tüylerini bırakırlar. Kısa tüylü hayvanları ince dişli bir fırçayla taramak ve pamuklu olmayan hafif nemli bir bezle tımar yapmak gerekir.  Taramanın hayvan vücuduna 3 yararı vardır. Öncelikle hayvanın vücudunda var olan pire ve kenelerin tarağa takılması ile bunların varlığı saptanır. Ayrıca vücuttan atılacak tüylerin tarak ve fırça yardımıyla toplanmasına yardımcı olur. Tüy dipleri ve deriye dolaylı olarak yapılan masajla sinirlerin uyarılması ve daha sağlıklı tüylerin çıkmasına neden olur.  İlkbaharın bittiği yazın başladığı anlarda palto değişikliği kaçınılmazdır. Özellikle bu aylarda daha sık ve düzenli taramalar, tüylerin etrafa yayılmasını ,  alerji ve parazitlerin bulaşmasını engeller.

KANGAL IN MORFOLOJİK IRK ÖZELLİKLERİ
Kangal köpeğinin       vücut yapısı aslanı andırır.Kuyruğu kıvrımlı, yukarı doğru       kalkık ve halka biçimindedir. Kök kısmı       kalın, uç kısmı  çok ince olmayan bu kuyruk gövde       renginden biraz daha koyudur. Kuyruğun       halka şeklinde  ve , kök ve üst kısmının       siyah kırçıllı, en uç kısmının       ise beyaz ya da siyah olması       iyi özellik sayılır. Yüzün burun kısmından       alına doğru az veya çok karalığı, Karabaş ırkının belirleyici özelliğidir.       Kangallarda kafa iri, alın kısmı geniş ve yüksek, çene kalın ve güçlü,       dişler çok iridir. Çene ve burun orta uzunlukta,       burun küt, kulaklar üçgen        şeklinde, büyükçe, kafaya yapışacak şekilde aşağı sarkık ve       siyah dalgalı görünümdedir. Gözler oval, genelde siyah ve kahve rengi       olup etrafı siyahtır. Boyun hafifçe eğik,       adaleli, kısa ve başa yakın genişliktedir. Gövde kirli beyaz , bazen       gri bazen de açık kahverengi kırçıllıdır. Göğüs oldukça geniş       ve adaleli olup       rakibine ilk saldırıda       kullandığı silahıdır. Kalça oldukça küçük olup, boyun yüksekliğindedir.       Bel ince, karın       içeri çekiktir. Ön bacaklar oldukça kalın       ve adaleli olup       kavgada kullandığı önemli       silahlardan biridir.  Arka bacaklar, ön bacaklar       kadar kalın olmamakla       birlikte, daha uzun olup, düşmanını biran önce yakalamada büyük       avantaj sağlar. Ayaklar iri,       yere basan kısmı uzunca, parmaklar bombeli ve siyahtır.       Ayakların tümü veya dizden yukarısı gövdesinin rengindedir. Ön ayak       parmakları dört adet olup kalın       ve küt tırnaklıdır. Tabandaki tırnaksız       olan beşinci yassı parmak topuk görevi yapar. Bazılarında,       ayak pençesinin üzerinde de bir tırnak       bulunabilir. Bu tırnak       arka ayaklarda çift olabilmektedir. Bedeni kısa ve sık tüylerle kaplı       olup bozdan çelik rengine kadar farklılık gösterir. Göğüste beyaz       bir madalyon bulunabilir. Yüzündeki Kangal beni ya       da benleri ile üst damağındaki       siyah leke Kangalın soy saflığının garantisidir. Beden ölçüleri şu şekildedir:
                  Ağırlık                      Kalça Yüksekliği
Erkek    45 - 70Kg                  70 - 85cm
Dişi          40 - 60Kg                         60 - 75cm
KANGALIN FİZYOLOJİK ÖZELLİKLERİ
KANGALIN FİZYOLOJİK ÖZELLİKLERİ
  • Vücut ısısı                     :  38-39  C
  • Kızgınlık :  Senede iki defa ortalama 21 gün.
  • Solunum sayısı             : 10-40/dk
  • Çiftleşme zamanı          :  Kızgınlığın 9-13 üncü günü.
  • Nabız                            :  70-130/dk (yavrularda 200 e kadar çıkabilir
  • Gebelik süresi              :  58-63 gün.
  • Vücut gelişiminin tamamlanması  :  15 ay.
YAVRULARDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
VERİLMEYECEK GIDALAR:

       Çok yağlı yiyecekler : Yağlı et ve et suları , tavuk derisi, yağlı salça v.b..
       Sert ve kılçıklı yiyecekler : Tavuk kemiği, pirzola kemiği, kılçıklı balık, sucuk parçaları, sert ekmek kabukları v.b..
       Tatlı yiyecekler : Çukulata, pasta, baklava ve diğer tatlılar.
       Baklagiller    : Kuru fasulye, nohut v.b.
Diğer : Patates, ıspanak, patlıcan, domates, çilek, bulgur pilavı, sulandırılmamış süt ve sıcak, soğuk, salçalı ve baharatlı yiyecekler.

VERİLEBİLİR GIDALAR :

Hazır yavru köpek mama ve konserveleri, pirinç ile pişirilmiş ince kıyılmış sebze ve yağsız kıyma, pirinç pilavı, peynirli yada kıymalı makarna, pirinç çorbası, sebze çorbaları, tavuk eti, yağsız kıyma, suda pişmiş kılçıksız balık, yoğurt, peynir, ayda bir güzel pişirilmiş karaciğer, haftada iki kez yumurta sarısı ve bal.

DİĞER HUSUSLAR:

Tüm aşıları tamamlanana kadar dış ortamla ve başka evcil hayvanlarla temas ettirilmemeli, yıkanmamalıdır. Üç aylıktan önce eğitime başlanmamalıdır.Eğitim sırasında kesinlikle sert davranılmamalıdır.
Barınak

Köpeğinizin yetiştirilme amacına göre barınağın yapısı farklılık gösterir. Yapacağınız barınaklar mutlaka sağlam bir malzemeden (örneğin ahşap veya betonarme) olmalıdır. Ağaçtan yapılan kulübelerde tahtalar arasında boşluk kalmamalıdır. Çünkü bu boşluklar parazitler için ideal birer yuvadır. Çatı kısmı saç, ondülin veya atermit ile kapatılmalıdır.Suyun birikmemesi için çatı kısmı eğimli olmalı ve gölge yapacak biçimde öne doğru uzantısı bulunmalıdır. Kulübenin önünde köpeğin rahatça dolaşabileceği alan olmalıdır. Açık alanın çevresi en az 2 metre yüksekliğinde kafes teliyle çevrilmeli ve köpeğinizin sizin inisiyatifiniz dışında çıkıp gerek kendine, gerekse çevredeki diğer canlılara zarar vermesi engellenmelidir.

Toplu olarak köpek beslenmesi halinde ise; kulübeler tek bir çatı altında, birbirine bitişik olarak inşa edilebilir. Kulübeler aydınlık olmalı ve her birinin önünde köpeğin rahatça dolaşabileceği, telle çevrili alan bulunmalıdır. Bunlara ek olarak toplu köpek besleyen yerlerde doğum ve çiftleşme bölümleri bulunmalı, ayrıca hasta olan köpeklerin alınabilmesi için diğer kulübelerle hiçbir şekilde bağlantısı olmayan kapalı bölmeler yapılmadır.

Barınaklar köpeğinizin sağlığı açısından olabildiğince sık yıkanmalıdır. Kulübe içindeki akıntılar, ahşap kulübelerde tahtalardaki çatlaklar, aşınmalar engellenmelidir.

Gerekli Olabilecek Malzeme/Materyaller

Kendi gündelik yaşamınızda nasıl ki bazı malzemeler kullanmanız gerekiyorsa, artık ailenizin yeni bir bireyi olan köpeğinizin de mutlu, sağlıklı ve rahat bir yaşam sürebilmesi için birtakım malzemelere ihtiyacınız olacaktır. Bunların en temel olanları aşağıda sıralanmaktadır:

Yemek kabı: Paslanmaz, sağlam ve kolay temizlenebilir nitelikte bir malzemeden (çelik kaplar en ideal seçenektir) yapılmış olmalıdır. Köpeğin yemeğini etrafa dökmeden ve kabı devirmeden yiyebileceği hacim (3-4 litre kapasiteli) ve biçimde kaplar tercih edilmelidir. Kullanılan kabın temizliğine özen gösterilmeli; her yemekten sonra iyice yıkanmalıdır.

Su kabı: Paslanmaz, sağlam, devrilmeyecek nitelikte, 10-15 litre su alabilecek hacimde ve köpeğin başının rahatlıkla sığabileceği genişlikte bir kap kullanılmalıdır. Kap sürekli temiz tutulmalı ve su her gün mutlaka değiştirilmelidir. Köpeğin önünde her an su bulunmalıdır. Kış aylarında ılık su verilmelidir.

Tasma: Sağlam, 2-3 cm eninde, 70-80 cm uzunlukta, ayarlanabilir olmalıdır. Tasma köpeğinin boynunu sıkmayacak biçimde 2 parmak kadar boşluk bırakarak takılmalıdır. Bu şekilde köpeğin tasmayı boynundan çıkartması da engellenmiş olacaktır. Kangal çoban köpekleri özgürlüklerine çok düşkün olduklarından tasmaya küçük yaşlardan itibaren alıştırmak gerekmektedir.

Bağlama zinciri: Köpeğin her hangi bir yere bağlanması amacıyla kullanılır. Köpeğinizin ve çevredeki diğer canlıların sağlığı açısından (unutmayın bu bir kangal!!!!) çok sağlam olmalı ve mutlaka tasmaya bağlanmalıdır. Rahatça hareket edebileceği uzunlukta (en az 2 metre)  olmalıdır. Bir ucu tasmaya takılabilecek biçimde olmalı,diğer ucunda ise yerine sağlam bir biçimde bağlanabilmesi için halka bulunmalıdır. Köpeğin hareketleri sonucunda zincirin karışmasını engellemek amacıyla fırdöndülü zincir kullanılmalıdır.

Sevk kayışı: Köpeğinizi bir yere götürürken veya dolaşmaya çıkarttığınızda kullanılan kayıştır. Elbette ki diğerleri gibi, bu da çok sağlam olmalıdır. Bir ucu tasmaya takılacak biçimde olmalı diğer ucunda ise bileğe geçirilecek bir halka bulunmalıdır.

Oyuncak: Bundan önceki maddelerde yazdıklarımız hem köpeğinizin, hem de sizlerin sağlığı açısından gerekli olan malzemeler. Ancak bizler gibi köpeklerimizin de eğlenecekleri ve oyalanabilecekleri bir şeylere ihtiyacı vardır. Dolayısıyla bizce köpeğinizin oyuncakları olması da en az diğerleri kadar önemlidir (en azından ayakkabılarınızın sağlığı açısından). Bu oyuncaklar köpeğin yiyemeyeceği, yutamayacağı, boğazına kaçmayacak nitelikte olmalıdır. Elbette kendisine zarar verebileceği kırılabilir veya kesici maddeler de kullanılmamalıdır. Mesela bizim yavru köpeklerimiz tenis toplarına bayılıyor...
SATLIK KANGAL